• BIST 105.268
  • Altın 163,674
  • Dolar 3,9702
  • Euro 4,6602
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 2 °C

TEKNİK, TAKTİK, GALİBİYET…

Ali Osman Şen

Atiker Konyaspor, Kayserispor karşısına çıkarken bu sezon için Avrupa defterini kapattı. Lige tam anlamıyla odaklanmak için galip gelmenin önemli olduğu mücadelede, Aykut Kocaman’ın da söylediği gibi her iki takım da ihtiyacına göre oynadı. Hocasıyla yolları ayıran Kayseri ekibi maç öncesi benim kafamda bir soru işaret oluşturmuştu. Hoca değişiklileri genellikle ani patlamalarla takımları pozitif etkiler. Kayserispor da maça hızlı başlayan taraf oldu. Her ne kadar kale önünde topları iyi dağıtamasalar da maçın başında baskılı oynama arzularını sahaya yansıttılar.

Konyaspor’un hafif şekilde atlatmak istediği ilk yarı tam bitiyor derken Ali Çamdalı’nın akıllı kafa vuruşunda Kayseri kalecisini avlaması maçı getirdi. Maç boyu daha iyi olan tarafın Kayserispor olması Konyaspor açısından yine soru işaretleriyle dolu bir mücadele seyrettirdi. Özellikle 2. yarıda rakip takım sağlı sollu ataklarıyla ciddi anlamda zorladı. Kayserispor’daki tek eksik yetenek olarak göze çarptı. Düzgün ayaklara ve akıllı pas yapabilecek oyunculara sahip olmayınca galip gelebilecekleri bir maçtan mağlup ayrıldılar.

Sözlerimin başında Aykut Hoca’ya atfen, iki takımda ihtiyacına göre oynadı demiştim. Kötü bir sezon geçiren Kayseri’nin ihtiyacı 3 puandı ve deplasmanda olmasına rağmen beraberliğe değil galibiyete oynadı. Konyaspor ise 1-0 olsun bizim olsun, zaten yorgunuz anlayışıyla oynayarak maçı geçiştirdi. Konyaspor kötü oynadı ama kazanmayı bildi. Bu süreç umarım Konyaspor için hep böyle gider. Kötü oynayıp kazanmak seyir zevki açısından memnun etmese de skor olarak camiayı pozitif etkilemeye devam ediyor. Nereye kadar böyle gider kestiremiyorum ancak Konyaspor’a inanmaya ve güvenmeye devam edeceğiz.

Ligde Avrupa yarışı için en önemli rakip olan Fenerbahçe ile arada 2 puanlık bir farkın olması hedefe ulaşmanın güç olmadığını gösteriyor. Konyaspor kötü oynarken de kazanmaya devam ederse gelecek sezon da Avrupa maçlarını Konya Arena’da seyretmeye devam ederiz. Yine, yeni, yeniden belirtmek istiyorum ki bu hedefin gerçekleşmesi için yapılması gereken en temel iş devre arasında takıma yapılacak takviyeler. Biz takıma destek olmaya devam edelim fakat bazı şeyleri de görmezden gelmeyelim.

Aslında bu hafta yazı yazmak içimden gelmedi. Maçı takip etik fakat kafalarımız İstanbul’daki alçak saldırıdaydı. Tribünlerde de teröre lanet okunurken ‘’Türkiye Diz Çökmeyecek’’ vurgusu ile maçtan çok şehitlerimiz için toplanmış bir kitle vardı. Mübarek Mevlid Gecesi’nde dualarla anılan şehitlerimizi bağrımıza bastık.

Naçizane önerimdir, artık futbola bakış açımızı değiştirmeli, bu işin sadece bir spor ve eğlence olduğunun farkına varmalıyız. Tüm maçlarda güvenlik güçlerimizi stadyumlara yığmadan adam gibi maçımızı seyredip çıksak fena mı olur? Hem de memleketimizin başında onca ihanet ve gaflet unsuru varken. Gelin tribünlerdeki husumet işine bir son verelim. Kastım başlı başına Beşiktaş ya da Bursa camialarına değil. Konya’da taraftar gruplarımız bile birbirleriyle tam anlaşamıyorlar. Keşke öyle olmasa. Tıpkı Kayserispor maçında olduğu gibi her an tek yumruk olabilsek sizce de harika olmaz mı? Sadece böyle olaylar sonrasında değil de her zaman tüm renkler birleşse ne güzel olur.

Bunca şey yazdık maça dair. Peki; tekniğin, taktiğin, galibiyetin şehadet şerbeti içen benim yaşımdaki kardeşlerimin aziz ruhları yanında bir değeri olabilir mi… Hiçbir değeri yok tabii ki. Keşke onlar yaşasaydı da tuttuğumuz takımlar hep mağlup olsaydı. Ruhları şad olsun.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Anadoluda Bugün Spor | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0332 351 4343 Faks : 0332 353 13 10