• BIST 108.615
  • Altın 144,411
  • Dolar 3,4977
  • Euro 4,1231
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 20 °C

TÜRK FUTBOLU 3’TEN BÜYÜK MÜDÜR?

Ali Osman Şen

Pazartesi gecesi Konya, yine klasik bir Fenerbahçe maçını geride bıraktı. Tüm sezonlarda olduğu gibi yine çok gergin bir mücadeleyi geride bıraktık.

Konya’daki her maçı olay olan Fenerbahçe, yine alıştığımız şekilde hakem hataları ve tribün gerginlikleriyle Konyalının antipatisini kazanmaya devam etti. Başkan’ı ve Konya’daki ‘Fenerbahçeli’ bir takım iş adamlarının, locada taraftarları germesi saha içerisinde başaramayacaklarını saha dışına taşımaya yönelik hareketlerdi.

Tribünleri gerip Konyaspor’u oyundan düşürmeye çalışsalar da Konyaspor, sezonun belki de en doğru oyununu oynadı. Ali Çamdalı’nın cezası maç öncesi soru işaretleri oluştursa da takımda sırıtan oyuncu yoktu. Jonsson’un maç içerisinde stopere çekildiği maçta, Konyaspor oyununu her iki yarıda da sergilemeyi başardı. Üzerine yapışan ‘’yorgun takım’’ sıfatını yavaş yavaş üzerinden atacakmış gibi görünen Konyaspor’da en büyük eksik şut çekememekti.

Yakalanan hiçbir pozisyonda kaleyi cepheden görüp vurabilecek bir şans oluşmadı. Kanatlardan yapılan ataklarda ise Fenerbahçe savunması geçit vermeyince, topu ayağında tutsa da verimli olamayan bir Konyaspor seyredebildik.

Her hafta aynı kapıya çıkıyoruz. Bu hafta da söylemeden geçemeyeceğim. Bu takıma kaleye topu yaklaştıracak bir orta saha ve golcü şart. Bu durumu görmek için kahin felan olmaya gerek yok.

Konyaspor, çok mu kötüydü? Hayır. Aman aman bir futbol mu oynadı? Hayır. Konyaspor, haddini bilerek, oynaması gerektiği gibi oynadı. Bazı saha dışı faktörler ve muhtemeldir ki Aziz Yıldırım’ın hafta içi yaptığı açıklamalardan etkilenen Bülent Yıldırım ve ekibinin ortak eseri ile en kötü ihtimalle alınacak 1 puan uçtu gitti.

Centilmenlik işini abartıyor muyuz, bilmiyorum ama yemeklerde ağırlayıp güvercinler hediye ettiğimiz takımın başkanı ve yardımcısı locada oturup taraftarlarımıza el kol hareketleri yapabilme cüretini gösteriyorlar. Bu ne aymazlıktır ki maçtan önce de ‘’Geçmişte yaşadıklarımızı unutalım.’’ Şeklinde beyanat veriyor. Ve neticede hediye ettiğimiz güvercinlerin kanadına 3 puanı takıp uçup gidiyor.

Biz centilmen bir kulübe ve taraftara sahibiz. Ancak, başkan seviyesinde bu duruma tepki koymak gerekirdi. ‘Burası Konya, burada benim taraftarıma bunları yapamazsın’ demek gerekirdi.

Bir kez daha anladık ki, stadyuma asılan ‘TÜRK FUTBOLU 3’TEN BÜYÜKTÜR’ pankartı, maalesef spor ve futbol kültürümüzün çarpık bir düzenle ilerlemesi ve sağlam temellere oturmaması sebebiyle yalnızca pankartlarda yazılan yazılarda, isyanı sadece kendi şehrinde ses getiren, gündeme dahi konu olmayan; taraftarların çığlıklarında yok olup gidiyor.

Sözün özü, Konyaspor kötü Fenerbahçe karşısında istediği futbola yakın oynadı. Takım toparlanmış ve diri görünüyordu. Kendi mevkileri dışında oynayan oyuncular dahi pozisyonunun hakkını vermeye çalıştı. Geçici bir durum değilse Konyaspor düzenli futbol oynamaya başlamış görünüyor. İnşallah böyle devam eder ve perşembe-pazar temposu en hafif şekilde atlatılır.

Fenerbahçe’ye yenilmek sürpriz değil. Fazla kafa yormadan Bursaspor mücadelesinden 3 puan çıkarmanın hesaplarını yapmak gerek.

Anadolu Kartalı’nın daha iyi olabilmesi için her maçta, bu hafta olduğu gibi Maraton Tribünü ve tüm taraftarların itici güç olmaya devam etmesi gerekiyor. Periyot zorlu, yol çetin. Eksikler olsa da oyunu görünce benim umutlarım yeşerdi. Devre arasına kadar en az kayıpla gitmek çok önemli. Umarım böyle devam eder.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Anadoluda Bugün Spor | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.