18 yıl beklenen randevu

18 yıl beklenen randevu

A Milli Futbol Takımı yarın Rusya ile 18 yıl sonra karşı karşıya gelecek

A Milli Futbol Takımı, eskinin Sovyetler Birliği, günümüzün Rusya'sı ile 17 kez karşı karşıya geldi. Hiç de iç açıcı olmayan karnemizde 14 yenilgi, 3 galibiyet bulunuyor. 11 maçta gol atamadığımız Rusya'nın ağlarını 17 maçta 8 kez havalandırırken kalemizde 32 gol gördük. Son dört maçımızı gol atamadan kaybettiğimiz Rusya ile 22 Nisan 1998'in ardından geçen 18 yıl sonra ilk kez karşı karşıya geliyoruz.

1. Maç

SSCB 3-0 Türkiye

16 Kasım 1924 - Özel Maç
Stat
Moskova, Kızılyıldız
Hakem
Hamdi Emin Çap
Sovyetler Birliği
Nikolay Sokolov - Mikhail Rushchinsky, Peter Yezhov - Fyodr Celine, Ivan Privalov, Pyotr Filippov - Pyotr Grigoriev, Mikhail Butusov, Pyotr Isakov, Alexander Shpakovsky, Aleksey Shaposhnikov     
Türkiye
Nedim Kaleci (Altınordu) - Refik Osman Top (Beşiktaş), Ali Gençay (Galatasaray) - Nihat Bekdik (Galatasaray), Hayri Ragıp Candemir (Galatasaray) - Mehmet Leblebi (Galatasaray), Mehmet Nazif Gergin (Galatasaray), Sadi Çoban (Hilal), Mithat Ertuğ (Galatasaray), Muhlis Peykoğlu (Galatasaray), Kadri Göktulga (Fenerbahçe)
Goller
Butusov (dk. 14 ve 25), Shpakovsky (dk. 70)

Diplomatik buluşma

Paris 1924 Olimpiyat Turnuvası'nda Çekoslovakya ile tokuşup, ilk turda yarış dışı kalmamızdan sonra çıktığımız Şimal Turnesi'nde, yörünge dışı Polonya maçı hariç Finlandiya, Estonya ve Letonya sınavlarından alnımızın akıyla pekiyi derecelerle ayrılmıştık. Futbolumuzla baştanbaşa Kuzey Avrupa kalplerini fethetmiş, velhasıl altın güneşe hasret insan ırklarının topraklarında ışıltılar saçmıştık. Ancak iş elimizde olmayan bir zaruretten abartılınca da fuzuli bir Polonya uzatmasıyla köpükler taşmış, keyiflerimiz kaçmıştı. Üç şanlı galibiyetin damaklarımızdaki tadı, yüzlerimizdeki tebessümü 2-0'lık Polska darbesiyle bir anda uçup gidiverince, Olimpiyat kafilemize kavuşma yolunda trenle dönüş seyahatimiz de ne yalan söylemeli keyifsiz olmuştu. Sadece onunla kalsa iyi; Polonya ile zorlama maçla siyasi coğrafyamızın diplomasi koordinasyonunda nazik dengeleri de sarsmıştık. Eylül ayında Polonya şampiyonu ekibin ülkemizi ziyaret edip kulüplerimizle bir dizi maç yapması da bazı çevrelerce çok manidar bulundu. Türkiye'nin, o günlerde Sovyetler Birliği'nin sürtüşme halinde olduğu Polonya ile yakınlaşıp, dostluk boyutlu özel sportif münasebete girişmesi, kuzey komşumuzu gücendirmişti. Öyleyse gereken yapılacaktı. Hariciyemizin uyarı ve yönlendirmesi ile Kasım ayında spor elçilerimizi Rusya topraklarına uğurladık. Polonya maçından yaklaşık dört buçuk ay sonra ay-yıldızlı ekibimiz Sovyet Rusya ile bir dostluk sahnesinde buluştu. Ruslarla, FIFA'ca da onaylanan bu ilk millî münasebetimizi 3-0 kaybettik ama skorun ne önemi var? Moskova Kızılyıldız Stadı'nda 15 bin seyircinin şehadeti altında oynanan bu kordiplomatik müsabaka ile meseleyi sevgi, dostluk ve barış kazanmıştı son noktada. Sovyetler Birliği ile siyasi dengeyi sağlamak amacıyla ilk hazırlık maçımızı 16 Kasım 1924'te oynadık. Rakibimiz henüz FIFA'ya üye bulunmadığından, bu müsabaka FIFA'nın özel izniyle ve ancak bir Türk hakemi tarafından yönetilmesi kaydıyla oynanabiliyordu. Maçta Hamdi Emin Çap düdük çalmıştı.

Tek golle vurulduk

Mustafa Denizli yönetiminde EURO 2000 grup elemelerine hazırlanan Millî Takımımız, bir dizi hazırlık maçının sonuncusunu Rusya ile oynadı. 21 Ocak'ta içeride Arnavutluk'a 4-1, 18 Şubat'ta deplasmanda İsrail'e 4-0 yenilen ay-yıldızlılar, 22 Nisan'da Moskova'da Rusya karşısında moral arıyordu. Dünya Kupası'nın ev sahibi Fransa'yı bir hafta önce evinde 1-0 deviren Rusların karşısına oldukça genç bir kadroyla çıkan millîlerimiz, özellikle ilk yarıda akıllı bir tempo tutturmuş ve rakibinden daha fazla sayıda gol pozisyonuna girmişti. İkinci yarıda da sahada pozisyon üstünlüğümüz vardı ama maçı kazanan taraf, 81'inci dakikada Beschastnykh'le bir gol bulan Rusya oldu. Millî Takım Teknik Direktörümüz Mustafa Denizli maçın ardından, "Pisi pisine mağlup olduk. Ancak genç futbolcularım yüzümü kara çıkarmadı" diyordu. Denizli, kadronun yeni isimlerden oluştuğunu ifade ederek, "Bu isimler ilk kez bir arada oynadı. Ama doğrusu çok iyi mücadele ettiler. Karşılaşma öncesi verdiğim taktiği de aynen uyguladılar ve özellikle ilk 45 dakikada sahaya yansıttılar" ifadesini kullanıyordu. Mustafa Denizli, Rusya gibi güçlü bir ekibin, ay-yıldızlı oyuncuların olumlu futbol anlayışı nedeniyle pozisyon bulamadığına da değinerek, "Kalemizde yenmeyecek bir gol gördük. Maçın skoru bu olmamalıydı. Mücadele beni çok umutlandırdı. Fransa gibi bir takıma kök söktüren Rusya karşısında disiplinden hiç kopmayan oyuncuları tebrik ediyorum. Hedefimiz Avrupa Şampiyonası'dır" yorumunda bulunuyordu. Gerçekten de Denizli yanılmayacak, Millî Takımımız, EURO 1996'dan sonra EURO 2000 finallerinde de yer alarak çeyrek final oynayacaktı.

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler