İsmet Karababa... Bay Fair- Play - 1

İsmet Karababa... Bay Fair- Play - 1

Dünyada örnek sporcu olarak seçilen ve 1984 yılında Fair Play büyük ödülüne layık görülerek Paris’te tüm dünyaya alkışlatılan İsmet Karababa, o süreci okurlarımız için kaleme aldı. Üç bölümlük yazı dizisinin ilki sizlerle...

Konya’da doğdum, bu şehirde yaşadım hak baki olup ruhumu teslim edeceğim an da bu şehirde olacaktır. Her özelliğimle bu şehre ait olan biriyim. Kişilik özelliklerim, beni ben yapan değerlerimle beni en iyi tanıyan ve tarif edecek olan da şehrimin insanıdır ve bu nedenle benimle ilgili sorunun cevabını beni tanıyan şehrimin insanına bırakıyorum.

Fair Play’i “Dürüst Oyun, Dürüst Davranış” olarak tarif etmek mümkün. Bu anlayışın ruhu, “etik üstü” davranıştır. Etik davranış, kuralları her konuda dürüstlükle ve saygıyla uygulamak anlamına gelir. Fair Play anlayışı ise tüm bunların üstünde, kişisel çıkarları ve hırsları bastırarak yaşamda üstün insan ruhunu ortaya koymak olarak tarif edilir. Fair Play; yazılı ve yazılı olmayan kurallar tam bağlılık anlayışı içerisinde rakibi hasım değil, oyunun bir parçası görür.

r-9-a.jpg

Fair Play İngilizce bir kavram olmasına rağmen anlam olarak; “İslam inancımızın bir parçası, kültürümüzün özüdür” diye görüyor ve inanıyorum. Türkiye’de ilk örnek sporcu seçilerek, Fair Play büyük ödülüne layık görüldüğümün bilgisini aldığımda Fair Play kavramıyla ilk kez tanışmıştım.

1984 Yılında dünyada örnek sporcu seçilerek ben Fair Play Büyük ödülüne, bir diğer Konyalı Ömer Ali Erikçi ise Fair Play Kutlama mektubuna layık görülmüştü. Bu iki başarıyı TMOK kendi sayfasında yansıttığı Türkiye Fair Play Tarihindeki yazılarında “Atılım Yılı” olarak göstermesini şehrim ve insanım adına değer buluyorum.

1984 yılında Paris’te yapılan ödül töreninde, dünya örnek takım seçilerek Fair Play ödülüne layık görülen Almanya’nın Frankfurt Genç Takımı futbolcuların varlığı ve bana olan ilgileri antrenör olmaya karar vermemde, hayaller kurmamda büyük etkisi oldu.

Gerek İstanbul’da, gerek Paris’te katıldığım ödül törenlerinde şahsıma gösterilen yoğun ilgi; benimle ilgili söylenen sözler ve nasihatlerle gururlanırken beni farklı bir dünyanın içine de çekmişti.

thumbnail-ismet-karababa-pierre-de-coubertin-odulu.jpg

Dünyada büyük ödülü alan ilk Türk olmanın bazı görev ve sorumlulukları olduğunu yaşadıklarımla fark ederken bir şeyler yapmalıyım diye düşündükçe kendimi farklı hayal dünyası içinde buluyordum ve sonunda antrenör olmaya karar vermiştim.

1985 yılında başladığım antrenörlük yaşamımın dördüncü, Konyaspor Genç Takımıyla geçen üçüncü yılımda tıpkı Frankfurt Genç Takımı gibi çalıştırdığım Konyaspor Genç Takımım dünyada örnek takım seçilerek Fair Play ödülüne layık görülmesini çok anlamlı buluyorum. Bu ödül aynı zamanda Fair Play ödülüne layık görülen “İlk Türk” takımını da Konya ve Konyaspor’umuz adına değer görüyorum.

10876548-10205777840311989-1954041901-o.jpg

Kulübüm Paris’te yapılan ödül törenine beni göndermişti. Ödül töreninde sahneye; “Dünyanın en centilmen sporcusu, dünyanın örnek takımını yarattı” anonsu ile davet edilmem, büyük alkışlar arasında şehrim ve ülkem adına ödülümüzü almam benim için tarifi çok zor bir onur olmuştu.

Bundan sonra Fair - Play adına görev ve sorumluluklarım arttığının farkındaydım. 1991 yılından itibaren Profesyonel liglerde teknik direktör olarak görev almaya başlamıştım. 1999 yılında Teknik direktör olarak görev yaptığım Konya Endüstrispor Fair Play ödülüne layık görüldü. 2007 yılında TÜFAD Konya şubemizin başkanı olarak görev yaparken derneğimiz Fair - Play ödülüne layık görüldü.

3.jpg

Yaşamım boyunca sadece şahsımla ilgili ödüllerle sınırlı kalmadım elbet.1988 yılında Mehmet Baykan, Nail Bülbül, Taşkentspor, 1999 yılında, Necati Yeğenoğlu, 2006 yılında Ramazan Er, 2012 yılında Karatay Belediyesi, 2014 yılında Selçuk Üniversitesi, 2021 yılında Selçuklu Belediyesi ile Hakan Kuşcu’nın TMOK’tan Fair - Play Ödülü almalarına vesile oldum.

2010 yılında Konyaspor Kulübümüzün Dünya Fair Konseyi tarafından Fair - Play Ödülü ile Projesi bize ait olan yapının Karatay Belediyesi tarafından yapılan dünyada ilk ve tek olma özelliği taşıyan Fair- Play Müzesi’ni kazanılmasında ve Avrupa Fair - Play Birliği’nden ödül almasına katkı sundum.

Benim aldığım, alınmasına vesile olduğum ödüller yanında Konya’mızın kazandığı diğer Fair Play ödülleriyle birlikte şehrimizin “Fair - Play’in Başkenti” olarak anılması ve tanımlanmasına katkı sunanlar arasında yer alan biri olarak beni ben yapan bu şehre olan görevimi yapabilmiş olmanın vicdani rahatlığı içinde olduğumu belirtmeliyim.

Bugün geldiğim noktada; 1983 yılında Türkiye’de, 1984 Yılında Dünyada ‘Fair - Play Büyük Ödülünü’ alan, “İlk Türk” olma onurunu 39 yıl gururla Konyalı İsmet olarak taşıdım, Allah ömür verdiği kadar da bu özelliğimle yaşayacağım. Bu özelliğime, Avrupa Fair - Play Birliğinin şahsımı “Sporun Etik Değerlerinin Tanıtımı” adına beni layık gördükleri Fair - Play Büyük Ödülü eklendi. Bu ödül; “Türkiye’de, Avrupa’da ve Dünyada” Fair - Play Büyük Ödüllerinin sahibi, “Tek Türk” unvanına beni ulaştırdı. Bu özelliğe sahip olmak nasıl bir duygu diye sorarsanız? -İnanın benim için kelimeler kifayetsiz kalır.

manset-2.jpg

Elbet şahsımın “Sporcu – Antrenör –Yönetici” olarak aldığım veya alınmasına katkı sunduğum onca ödüllerle birlikte insanımız, şehrimiz ve ülkemiz adına önemli kazanımlar sağladığımı görmek beni gururlandırıyor. Elbet üstlendiğim misyonun gereklerini bir nebze de olsa yapabilmiş olmanın rahatlığının ötesinde vicdani bir ferahlığını da yaşıyorum.

Fair - Play Tarihinde yer almak ve ilelebet var olacağımı bilmek çok farklı bir duygu yaşamamı sağlamasının ötesinde geleceğimiz olan geçlere örnek gösterilecek olmak, benim sevdiklerime ve sevenlerime yaşamımdan geriye bırakacağım en önemli mirasım olacağını bildikçe, Allah’ıma her fırsatta hamd ve şükür ediyorum.

Toplum olarak, inşamızı yaşamında tam anlamama gibi bir alışkanlığımız var. Bugünün insanı ve gelecek kuşaklar beni kaleme aldığım; “Bay FAİR PLAY” adlı eserimi okudukça daha iyi tanıyacak ve anlayacak olması benim huzurlu kılıyor.

Bu vesileyle beni ben yapan değerlere ulaşmama katkı sunan annem, babam ve ailem başta olmak üzere bana dokunan, katkı sunan her bir insanımızı her fırsatta minnet, şükran ve dua ile andığımı burada belirtmek isterim.

karababa.jpg

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum